LONE PİNE (YALNIZ ÇAM) CEMETRY (MEZARLIĞI)

Kabatepe’den Conkbayırı istikametine doğru çıkıldığında Mehmetçiğe Saygı Anıtından sonra Kanlısırt’ta karşımıza çıkan mezarlık aynı zamanda Avustralya ve Yeni Zelanda ortak anıtı olup Avustralyalıların ana mezarlığı olarak bilinmektedir. Çanakkale’de savaşan ve mezarları bilinmeyen 3268 Avustralyalı, 456 Yeni Zelandalı, ölümcül yaralanmalar ve hastalıklar sonucu yarımadadan gönderilen ve hayatlarını kaybettikten sonra denize defnedilen 960 Avustralyalı ve 252 Yeni Zelandalı anısına yapılmıştır.
Mezarlığa defnedilen askerlerin çoğunluğunu Avustralyalılar oluşturmaktadır. Gerçekte burada yatan ve kimliği belli 668, kimliği belli olmayan 499 olmak üzere toplam 1167 kişi bulunmaktadır. Mezarı bilinmeyip de burada anılan 4936 ve burada yatan 1167 askeri düşünürsek mezarlık tam olarak 6103 kişinin anısına yapılmıştır. Ayrıca bu mezarlıkta savaşa katılan az sayıda Amerikalıdan birinin de mezarı bulunmaktadır.
25 Nisan 1915 günü Lone Pine Anıtı’nın bulunduğu mevkide ‘tek bir cüce çam ağacı’ vardı. O çam ağacı, bir kaç gün içinde havaya uçmasına rağmen, bu mevkiye ‘Lone Pine’ (Yalnız Çam) adını vermişti. Bir kaç ay içinde Kanlısırt, Avustralya milli tarihinde Gelibolu seferinin en kanlı ve zorlu muharebesinin – Kanlısırt Muharebesi’nin - yapıldığı yer olarak yerini almıştı.
6–7 Ağustos gecesi Anzak cephesinden -Kocaçimentepe’nin yüksek tepelerini zapt etmek için- yapılacak esas harekât Yeni Zelanda ve Avustralya tümeni ile bunlara eklenen diğer birliklerle yapılacaktı. 1. Avustralya tümeni de Türklerin Anzak cephesinin güneyindeki kuvvetlerinin kuzeye gönderilmesini engelleyerek Lone Pine’nın bulunduğu 400 rakımlı plato üzerinde taarruz serileri açıp kuzeydeki arkadaşlarına yardım etmiş olacaktı.
6 Ağustos akşamı 17.25’de, açıktaki Kraliyet Donanması zırhlılarının ve Anzak bölgesindeki müttefik tabyalarının Kanlısırtttaki Türk siperlerine şiddetli salvo ateşi açması, başlanacak olan taarruzu anons ediyordu. Nitekim 17.30’da da salvo ateşi durmuş 1. Avustralya tümeni saldırıya geçmişti. 6 Ağustos’ta başlayan taarruzda gece yarısına kadar Türk cephe hattının çoğu Avustralyalıların eline geçmişti ve daha ilerideki eski Türk haberleşme siperlerinde ileri karakollar kurulmuştu. Avustralyalı istihkâmcılar ayrıca içinde asker bulunmayan bölge boyunca güvenli bir siper hattı kazmışlardı ve bu sayede takviye birlikleri kendilerini Türk ateşine göstermeden buraya gelebiliyorlardı. Ancak gerçek Kanlısırt Muharebesi daha yeni başlıyordu. Kanlısırt Türkler için sağlam ve önemli bir mevziiydi. Türkler, burada böyle bir hücum beklemiyorlardı ve çabucak kaybedilen mevzilerin acilen geri alınması için emir verilmişti. Avustralyalılar ve Türkler, üç gün üç gece Kanlısırt’taki bu siperlerde, muharebe alanı ölü ve yaralılarla dolup taşıncaya kadar çarpıştılar.
Anzaklar beklediklerinden fazla kayıp vermişlerdi. Bu çarpışmalarda verdikleri kayıpları bölgede taarruzda bulunan Çavuş Lawrence şöyle anlatıyor:
“Yanımda duran binbaşı bana ‘Kazandık’ diyor. Ulu Tanrım “Kazandık” -hemen yanımda duran cesetler zafer anlamına geliyorsa – o zaman asla yenilgi tatmayalım. Tam yanımda, yaklaşık 15 ayak (5 metre) uzağıma kadar olan yerde yatan 14 ölü askerimizi sayabiliyorum. Ah! Ne kadar acıklı bir manzara Onların tüneline girdiğimizde, başı ve omuzları delikten aşağıya sallanan ve kanı siperin içine damlayan bir askerimizi görüyoruz. Oturup seyrediyorum. Binbaşının tünele inen basamağa oturması ve askerin kanının onun sırtına damlayışı beni hayretler içerisinde bırakıyor.”Lone Pine Mezarlığı, Ağustosta (6–10 Ağustos) 3 gün süren kanlı çarpışmalarda 7000 askerin öldüğü ve yaralandığı alanda kurulmuştur. Aslında mezarlığın temelleri o günlerde atılmış; Avustralyalılar bu taarruzlarda ele geçirdikleri Türk siper ve tünellerinin (47. Alay 1.siperleri) içerisine ölülerini yığmış hatta Türk siperlerinden bazıları toplu mezarlığa çevrilmiş ve bu mezarlığın zeminini oluşturmuştur. Lone Pine’da yaşanan bu olaylar hem Türkler, hem de Anzaklar için muharebeden “kanlı” hatıralar olarak akılda kalacak, nitekim bu noktanın “Kanlısırt” adını hak ettiği iki taraf için de teyit edilebilir olacaktı.
SHELL GREEN CEMETERY

Lone Pine mezarlığının hemen yanından aşağıya inen patika yol, Topçu yolu (Artillery Road) olarak kullanılmış ve bu adla anılmıştır. Mezarlık, bu yolun başlangıcı olan Lone Pine’dan 1 km sonra; Anzak koyunun güney ucunda karşımıza çıkıyor. Adını 25 Nisanda düşmanın karaya çıkmadan önce Türk birliklerini bu noktadan temizlemek amacıyla attıkları çok sayıdaki top mermisinden almıştır.
Mezarlığın bulunduğu bölge 25 Nisan sabahı 8. Avustralya Piyade Taburu tarafından ele geçirildi ve 17 Aralıktaki yarımadanın kuzey kısmının tahliyesine kadar elde tutuldu. Türk ateşine kapalı olan ve “ölü bölge” olarak anılan alan tepe bazı kaynaklarda “Keltepe” olarakta geçmektedir. Mayıs başında oluşturulmaya başlanan mezarlık, 9. ve 11. Avustralya piyade taburları ile bölgede görev yapan Avustralya hafif süvari alaylarınca tarafından genişletilmiştir. Mezarlığın bulunduğu yerde birbirine yakın mesafede kurulu 2 orijinal mezarlığın da 1919 yılındaki mütarekeden sonra Shell Green’e katılması ile mezarlık daha da genişletilmiştir. Bölgedeki savaş alanlarından toplanan cesetler de bu mezarlığa defnedilmiştir.
Topçu yolu (Artillery Road) ve onun doğusunda bulunan 2 mezarlık ( Wright’ Gully Cemetery-Eight Battery Cemetery) de bu mezarlığın bünyesine katılmıştır.Mezarlıkta kimliği belirli 418, kimliği belirlenemeyen 11 müttefik askeri yatmaktadır. Türk ateşine kapalı oluşu nedeniyle müttefik kuvvetlerinin rahat hareket ettiği bölge, müttefik askerlerinin kriket oyunu oynanması ile meşhurdur. Nitekim Yarımadanın kuzey kısmın boşaltıldığı son gün olan 17 Aralıkta bile yarımadada son kez kriket oynamışlardı. O gün burada oyun oynayan askerler her ne kadar yarımadadan oyun oynayarak ayrılsalar da savaş boyunca şunu iyi görmüş ve de öğrenmişlerdi: Savaş asla bir oyun değildi…
**YABANCI ANITLAR SAYFASINA GERİ DÖN**
|